annenin iş hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
annenin iş hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2009

Konuşmama Hakkımı Kullanmak İstiyorum

Samimiyet veya mesafe...
Doğal olma, kişiye göre davran, samimi olma...
Düşündüğünü söyleme, sana çok masum ve adil gelen, senin darağacı sebebin olabilir...
Sık sık duyardım da "yok canım, daha neler" diye dalga geçerdim.
Yaşayarak öğrendim, samimiyetimden dolayı üzüntülerimi anlattıklarım, olaylardan kendilerine batan kısım bulup beni üzen şeyleri içinden çıkılmaz hale getirdi.
Ehh, ne diyelim, herkes kendine. Bence ona batan kısmı filan da yoktu o ayrı, yalancı gündemdi niyeti.
Bir abla nasihatı aldım bugün, ki bu abladan çok güzel sözler duyuyorum bugünlerde, samimiyetimden (değneğin öbür ucu bu da) dolayı söylemek istedi.
"Anlatılması gereken bir olay olduğunda sadece fiil kısmını anlat"
"Olur mu hiç dedim, olayların önü-arkası herşeyi değiştirir, fiili bile anlamsız kılabilir"
"Sen önünü arkasını anlattığında fiile kimse bakmıyor, sana negatif dönüş kısmını bulmaya çalışıyorlar" dedi.
Hala kafamı yoruyorum, anlamaya çalışabilmek için.
Halbuki sadece bu böyle diyip geçmem gerekirmiş...Sorgulamadan...
O abla dedi ki "iş hayatı budur". Birşey mi soruldu, mümkünse evet veya hayır demelisin.
Olay anlatılacaksa sadece oluşum kısmını anlat ve geç."
Bakalım ne zaman adam olacam.
Sardunyacığım, okuyorsan sana da gelsin bu sözlerim madem. Malum çok yenisin ve sürüden çok farklı bir kişiliksin.

25 Kasım 2009

ev, iş, kreş, okul

ev, iş, kreş, okul, ev,iş, kreş, beykent...
bronşiolit, astım, ventolin, inhaler, nebul, H1N1, aşı, pediasure, kolşisin, ev, iş, kreş, okul, proje, tez, sağlık...
kanada, slayt, paradigma, hukuk, ekonomi, danışman, ev, iş, kreş, okul, domuz gribi...
taksim, göztepe, bostancı, beşiktaş, kadıköy, ayazağa, tipşij anne, ev, iş, kreş, okul, çoğbayı yeye dök anne...
sivri topuk, düz, gri, etek, gömlek, debriyaj, sinyal, trafik, kırmıjıda neden geçtin anne...
asist, öksürük, yer yatağı, bere, uyku tulumu, yeşil kaye neyde anne...
ev, iş, kreş, okul, tedavi, fatura, fotokopi, ihale, fotokopi, tahakkuk, ben evde gendim kalacam anne... H1N1, yumurta alerjisi, aşı, öksürük, kapris, doktor, flixotide, kabız, götümü öp anne...
tez, hazırlık, izin, 19, internet, 19, ayabayı ben kullanacaktım anne...
teminat, haciz, temlik, asliye, ihtar, ev, iş, kreş, okul, şevmiyoyum şeni anne...
paradigma, swot, medicare, CHA, ev, iş, kreş, okul, facebook, blogcu, bi' çay olsaydı keşke...

15 Ocak 2009

AYRILIK

Küçük adam 2 yaşına tam 1 hafta kala, 14 Ocak 2009'da döndüm işe.
Son 1 hafta çok canım sıkılmıştı. Dokunsalar ağlayacak bir haldeydim. Gerçi dokunulmadan da ağladım ya...
Korktuğum gibi olmadı.
Küçük adam babaannesiyle pek mutlu evde. Her kapı çalmasına "babaanneee" diye koşuyor. Ağlarken "babaannee"diye ağlıyor.Bunlar hoş şeyler. Demek ki seviyorlar birbirlerini, mutlular.
Tabii hoş olmayan şeyler de var.
Candaş'ın yeme meselesi mesela. Zaten Candaş sakin ve uyumlu bir çocuk. Bizi tek korktan yeme konusuydu en başından beri.
Candaş yemek yemeyen bir çocuk ama son 3 aydır süt düzenini oturtmuştum. Sadece uyurken süt içen küçük adama binbir hileyle içiriyordum sütünü.
Babaanne daha küçük adamın huyunu suyunu tam öğrenemediğinden süt içirme çabaları çoğunlukla başarısız sonuçlanıyor. Bu duruma çok canım sıkılıyor ama en azından beraberken mutlular diye seviniyorum. Benden başka hiçkimse içiremiyor zaten. Ben de ömrünün sonuna kadar ev hanımı olarak kalamayacağıma göre bir şeylerden feragat etmem gerekiyordu zaten.
Zamanla bu da düzelir diye umud ediyorum.
Şimdilik hoşçakalın