EĞLENCE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EĞLENCE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2009

Örümcek

Antalya dönüşü dolan fotoğraf makinesi hafızasını boşaltmadan bayram tatiline gidilirse örümcek şarkısı işte böyle katledilir oğlum. Bir daha söyletebilmek için parçaladım kendimi ama söylemiyorsun.

12 Ağustos 2009

SESSİZCE

26 Haziran 2009 (5)
25 Haziran 2009 (1)

25 Haziran 2009
Birgün gelip de birine sarılacak, aşkım bu benim diyeceksin.
Düşünüyorum da nasıl dayanacam ben buna?

27 Mayıs 2009

EĞLENCE


Birbirlerini böyle gezdirdiler...Biri indi, öbürü bindi.
Sonra öbürü indi, biri bindi... gibi birşey işte...

26 Mayıs 2009

AYAKKABICI

Küçük adamın inanılmaz bir ayakkabı merakı var.
Kışın ayakkabıcıya girdiğimizde dizili duran çizmelerin başına gidip tek bir parmak hareketiyle hepsini zincirleme deviriyordu, sonra sevininp yere oturuyor ve onlarla oynuyordu. İçlerinden en janjanlısını seçip bana getiriyordu bir de.
Öyle ki evden çıkacağımız bir zamanda giyinmemek için direndiğinde "ayakkabıcıya gidiyoruz ama" sözüm O'nu kapıya fırlatmaya yetiyor.
Geçenlerde yine ayakkabıcıdaydık. İşte görüntüler:
23 Mayis 2009 Ayakkabici (5)
23 Mayis 2009 Ayakkabici (3)
A: "En çok hangisini beğendim oğlum?"
C: "En. cok. bunu.beyendim.....kıymıjı.ağabakıyı"
23 Mayis 2009 Ayakkabici

06 Mayıs 2009

BUGÜN ADLI YAZIYA DAİR FOTOLAR

"Bugün" isimli yazıya ait resimler
Geç de olsa geldi:))
1 Mayıs 2009 (3)

1 Mayıs 2009 (6)
1 Mayıs 2009 (11)
1 Mayıs 2009 (14)
1 Mayıs 2009 (17)
Şişşşttt....Candaş uyumuş...

GÜNÜN İNCİLERİ

Sabah kalktığımda boynum tutulmuştu.
Dedim ki kocama:
"N'oldu bana Ersin ya?"
Bücürün biri çıkageldi biryerlerden,
dönmüş Ersin'e diyor ki:
"N'oldu Ona Eğsin, ayyah ayyahh"
******************************
Günün ikinci incisi bilgisayar tutkunu birinden geldi.
Bir oyuna dadanan, uyku, yemek ve hatta çocuğuyla ilgilenme zamanını bile oyundaki saldırılara göre planlayan birinden.
O'na yönelttiğim eleştiri oklarına karşılık olarak,
"Acıyorum sana " dedi bana. "Sosyallik adına hiçbirşey yok hayatında, ne hobin var ne kendine has yaptığın birşeyler var. Yazık sana"
Bana bunu söyleyene verecek hiç cevabım yoktu. Zira kendisinin ne kadar komik olduğunu ve başka bir dünyada yaşadığını yeni farkettim.
Güldüm, iyi geldi bu söz.
Beni tanıyanlar da bilir aslında ne kadar asosyal olduğumu.
Neyse...
Sayesinde asosyal olmam dışında gülmeye de ihtiyacım olduğunu da farkettim.
Espri anlayışımı kaybetmemiş olduğuma göre hala sosyal olduğum kanısına da vardım.

13 Nisan 2009

COŞKU

Babaannesi ve dedesi geldi geçen hafta küçük adamın.
Coşkusuna diyecek yoktu.
5 Nisan 2009 (6)
5 Nisan 2009 (4)
5 Nisan 2009 (23)
5 Nisan 2009 (21)
Dedesine tesbih çekmeyi öğretirken
5 Nisan 2009 (18)
5 Nisan 2009 (20)
5 Nisan 2009 (17)

23 Mart 2009

KARMAKARIŞIK

Karışık resimler var elimde. Kimi taze, kimisi de bayatlamaya yüz tutmuş. Exp date kaçırmadan yüklemek lazım di mi?
8 Mart 2009 (6)
Azjaa(Asya) ile buluşma gününden
8 Mart 2009 (9)
Aralarında sadece 6 ay var:( Asya ortalama persantilde seyreden bir çocuk
8 Mart 2009 (7)
Kitapçıyı altüst edip, ilgi odağı oldular
Basketttt (7)
Küçük adamın boyu uzasın diye aldığımız basket potası
Basketttt (6)
Smaç hazırlığı :))
Basketttt
Smaççç
Basketttt (1)
Bu da turnike
Nevruz 2009 (2)
Nevruz 2009 (4)
Melek'le buluşma gününden
Sehpa üstünden TV seyredip maymunluk yapma sahneleri
Basketttt (5)
Yerde uzanan babanın üstüne atlama sahnesi
9 Mart 2009 (5)
9 Mart 2009
Bu da annesinin işyerine gelip patron olan küçük adam.
Son zamanlarda yaşadıklarımız işte böyle.
Geçen hafta geçirdiği FMF atağı çok sıkıntılıydı. O gülmeye başladığında biz yeniden doğmuş gibi olduk.
Umarım tekrar yaşamayız...
Bugünlerde küçük adam acayip dillendi, herşeyi konuşuyor, her cümleyi kuruyor, fiil çekimleri yapıyor(geldi dediğimde gelmişşş diye değiştiriyor).
Baby TV son zamanlarda gelişimini artırdı.
Mutfakta yere düşen biberon kapağını almış eline bana gösteriyor:
"Bu kığmızı biğ kapakkk".
Gelişimine tanık olmak harika birşey.
Renk ayırımını da genellikle yapıyor. 4-5 renk biliyor ve doğru kullanıyor.
Kığmızı, tuğuncu, meeeyi, sağı, deşil,moğğ.
Tüm bunlar bizim için sadece birer hayaldi.
Hem de daha aylar öncesine kadar.
.............
Şimdilik hoşçakalın

09 Mart 2009

AKLIMA GELDİ DE

Biraz önce bulaşık makinesini çalıştırırken aklıma geldi de.
Ben hamileyken ve yerimden bile kalkamazken akşamları kocam yemek yapar, meyve yıkar, suyumu hazırlar, hepsini yakınıma koyardı. Ben oradan alır-yer, sadece tuvalete kalkardım. Bulaşıkları da makineye yerleştirirdi tabii, yıkar-yerleştirirdi onları.
Bir akşam arkadaşlarım geldi, mutfağı toparlamaya girdiler. Bir süre sonra bayılırcasına kahkahalar geldi mutfaktan.
Benim kocamın bulaşık makinesinde yıkadıklarını yerleştirmek istemişler. Bir de açmışlar ki makineyi kahkaha tufanı.
Saklama kaplarını ağızlarını kapatarak koymuş makineye, sımsıkı hem de.
Kapağı olmayanları da düzgün dursunlar diye ağızları üstte gelecek şekilde koymuş makineye.
Üstelik tüm bulaşıklar da kirli.
Kirlilik konusunda aslında ben de önüme gelenlerin kirli olduğunun farkındaydım, ama kocamın şevki kırılmasın diye yorum yapmamıştım. Deterjan lekesi herhalde demiştim.
Arkadaşlarım kocama soruyor, "makineye deterjan koymuyor musun?"
Kocam cevaplıyor:
"Gülay 1 paket deterjanı en başından makineye koyuyor, o bitene kadar tekrar deterjan koymak gerekmiyor bizim makineye" Gülümsüyor
Karnıma ağrılar girdi gülmekten, yooo o zamanki değil, şuankinden, yazarkenki gülmemden bahsediyorum.
.....................
.....................
.....................

27 Ocak 2009

2. DOĞUMGÜNÜ KUTLAMASI


Candaş 2 yaşında...
Hadi partiye...dedik ve dün evde partimiz vardı.
Bence çok eğlenceli, hoştu...

2 yıla dağılan şapka sergimiz vardı duvarımızda. Ben tanıtayım sizlere:
En başta gri renkli olan Candaş'ın ilk şapkası. Aslında o şapka değil, bayan çorabının kesilen uç kısmı...
Doğumdan sonra hemşireler istemiş, çorap getirin demişler. Ne yapacaklar acaba diye şaşkınlık içinde çorap alıp getirmiş bizimkiler.
Meğer bebeklerime şapka olacakmış onlar. Hani başına çorap örmek cinsinden...
Keşke söyleselerdi, ben Onlar'a 5 dakikada örerdim minicik şapkalar. Çizgi film kahramanı şapkaları...
O kesik çorap uçları kocaman gelmişti yavrucuklarıma, kafalarında durmazdı.
2. sıradaki şapkayı Amerikan Hastanesi'ne geçtiğimizde ben ördüm. Candaş 3 haftalık filandı.
Sonra kırmızısı geldi, Candaş'la özdeşleşen şapkamız.
4. sırada olan, 2. kırmızı şapka ise Candaş'ın 1 yaş şapkası.
En sondaki kırmızı ise 2 yaş şapkası.
Öyle içimden geldi işte, yazdım.
Son şapkaya bakıp da Candaş'ın kafasını kocaman sanmayın, 46 cm sadece. Yani 9-12 ay bebek formatında.
Varın siz düşünün diğer şapkaların geçtiği kafanın büyüklüğünü...

Sevgili dostlarım (tanıdığım yıl sırasına göre),
Nuray ve kızı Asya, Güllü ( hamleliğimde bana hastanede bakan ve doğuma da yanımda gelen ve asistanlık yapan hemşire arkadaşım), Filiz-Gökhan ve prensesleri Melek Buse, Birgül-Mustafa ve kara zuzu Ömer Akın ve teyzemizin oğlu Yasin...
Sayelerinde harika birgün geçirdik.
İyi ki varsınız...
Çok teşekkürler.



Veee işte küçük büyük adam...
Poz ver deyince çirkin ol komutunun tablosu çıkıyor ortaya, işte böyle
Odak olduğunun farkında, kelebekler gibi coştu doğum gününde. Bloga fon yaptığım doğum günü şarkısı eşliğinde dans ettik oğluşumla.
"Anne, dannnn" diyor. Elini uzatıyor, benim elimi tutmak için. Yanak yanağa dans ediyoruz.

Bizi kıskanan baba, Melek Buse'yi dansa kaldırıyor.
Onlar da pek mutlu dans ediyorlar.

"Kulakları çekince ne oluyor Candaş?"
İşte bu tablo oluyor. Pabuç dillim...
Ömer Akın'ın doğum gününde hediye gelen bileklik Candaş'ın çok hoşuna gitmişti, Ömer'in taktırmak istemediği bilekliğin peşinde koşmuştu Candaş.
Biz de aldık küçük adama, Birgül taktı doğum gününde.
"Kim aldı bunu Candaş?"
"Biğgu"

Bu 21 Ocak tarihinden...Tam 2 yaşında Candaş. Hafta içi olduğu için evde minik bir pastayla kutladık. Mumları belki 10 defa yakıp üfledik...Üflemekten çok mumları tutmaya çalıştı küçük adam.

03 Aralık 2008

KÜÇÜK ADAM UYURKEN

Dün sabah mama sandalyesinde oturuyor...Yememek için bin takla atıyor...Minik poposunu sandalyesin bir kenarına sıfırlamış, diğer kenarını ise eliyle bana gösteriyor:
"Anne, buğya otuuu..."
"Oğlum ben oraya nasıl otururum?"
"Anne, otuuu"
Bittiğim anlardan biridir.
......................................
Yemek yiyor...Her lokmadan sonra baş ve işaret parmağını birleştirip,
"Ih ıh ıhhh" diyor.
Eline sağlık anneciğim daha güzel nasıl anlatılır ki...
......................................
Baba: "Bugün naptın oğlum?"
Candaş:" Paaaakkk"
B. "Naptın parkta?"
C: (Popo sallanarak)" Biğğ, ıkiii, uccc,döğğt"
Salıncağa bindim demek böyle anlatılır işte.
......................................
Mağazaya girdiğimizde hemen yere atlıyor. Reyonlar arasında koşturmacaya başlıyor. Askılar indiriliyor. hele bir görüntü var ki, iç çamaşır reyonunda, kafayı sokmuş sütyenlerin arasına, araştırma yapıyor :)) Foto Filiz'in makinede. En kısa zamanda burada olacak.