30 Nisan 2011


Evet, sanırım kurtulduk.
Oldu da bitti maaşallah. Sonuncu sıkıntı da bitmiş olsun inşallah.
Ne oldu ne olaak derken bitti.
20 Nisanda hastaneye yattık, 21 Nisan 2011'de anjiyo yöntemi ile PDA mıza coil yerleştirilerek kurtulduk.
Bu kadar basit olmadı tabii, öncesindeki 10 gün boyunca deli danaya dönüştüm. Korkular, endişeler, acabalar arasında ertelemeyi bile düşündük ama faydası olmayacaktı. Kalbin sol tarafı büyümeye başlamış ve mitral kapakta da yetmezlik başlamıştı gizlice seyreden kalp sorununda. Her günümüz korku dolu olacağına 1-2 gün endişeyle geçsin dedik ve olduk. Siyami Ersek HAst yapıldı. Devlet hastanelerinden kötü anılarla dönen biz çok memnun ayrıldık. Öncelikle tüm ekip oldukça profesyonel, hemşirelik bakımı çok iyi. Benim tüm kaprislerime anlayışla dayandılar. Uzun süre hemşirelik yapan ben, kaprisli hastalara dayanamazdım en çok. Ne yazık ki ben de çok kaprisli bir hasta yakını oluverdim anlayamadan.
Küçük adamın yaşanmışlıklarına karşın kendime hak gördüm kaprisi, özel durumumuzu onlar da dikkate alırlar zaten diyordum ki, bizim özel durumumuz oradaki çocukların yanında bir hiç kaldı. Evet, doğru duydunuz, halimize şükrederek çıktık hastaneden. Meğer biz öyle çok şeyler de yaşamamışız gibi yani.
Kapris yaptığım doktor siz bizim için çok basit bir vakasınız dedi, ama yine de istersen ameliyathaneye gir sen de, oğlunu uyutalım öyle çık.
Öyle yaptık, küçük adam uyudu ben çıktım, o uyanmadan yine yanındaydım, o boşluğu hiç yaşamadı, hatta sorunun sadece koluna takılan iğneyle halloldugunu sanıyor. Böyle olması daha iyi, ama kasığındaki bantlara anlam veremedi tabii bir türlü.
22 nisanda hastaneden çıktık, eve geldik, yıkanıp paklanıp yatacakken bizimkinde bir kaşıntı, bir kabarma tüm vucut şişti. Apar topar hastaneyi aradım, anestezi alerjisi olabilir ama 24 saatten sonra çıkmaz, çocuk doktoru görsün dediler. Tekrar acil servise gittik, alerji dendi, serum takacaz ve tahlillerini yapaaz. Kabul etmedim, iğne yapın burada kalalım biraz diyerek çare bulduk. 1 saat sonra herşey geçti ve tekrarlamadı. Sanırım strese bağlı gelişmiş. Minik yavrucak sıkıntı yaptı hastaneleri artık.
HAstane yatışı öncesi ve sonrası öğretmenleri geldi, öğretmeninin oğlu Cenker ile kudurdular desem en doğru söz olur. Şebek pozları da yerleştireyim buraya.

Bu müdahale sonrası acayip huy değiştirdi bizimki. Kıçına motor takılmış gibi koltuk tepesinden veya bizim tepemizden inmiyor. PDA teşhisinde çabuk yoruluyor mu demişti doktorlar, hayır aksine hiç yorulmuyor demiştim. Yalan söylemişim meğer, ne kadar da halsizmiş o zamanlar, şimdiki halini görünce anlıyoruz tabii bunu :)))

PDA nın tam olarak kapanıp-kapanmadığı 1 ay sonraki kontrolde netleşecek
Bizim için dua eden, arayıp-soran, evimizi ve hastane odamızı bolca onurlandıran veya bunları düşünen herkese çok çok çok teşekkürler.

5 yorum:

aysencifci dedi ki...

ÇOK ŞÜKÜR İYİ HABERLERİNİZİ ALDIM. BİN ŞÜKÜR! EMİNİM KÜÇÜK ADAM ARTIK KOCCAMAN VE SAĞLIKLI BİR ADAM OLACAK HEMENCECİK! ÇOK GEÇMİŞ OLSUN SİZE. Öpüyorum.

aysencifci dedi ki...

Anneler gününü kutlarım, tanıdığım en dirayetli annesin! Sevgilerimle,

gülay dedi ki...

Şimdi daha iyidir umarım....

Adsız dedi ki...

neden olmasin:)

Evin Kedisi dedi ki...

Canım Gülay;

Belki bu kadar ara verdiğim için ne kadar özür dilesem azdır biliyor musun? Hayat gerçekten de çok ciddi derecede boktan, ne zaman başında o zaman içinde. Tüm postları okumaya çalıştım ama yarısına gelebildim sondan başa doğru, öncelikle yaşanan bu kadar olayda Candaş'ın gösterdiği dirayete, senin gibi harika bir anneye karşılık ne yazmalı bilemedim. Facebook adresin varsa benim blogdan yollayabilirsin çünkü sizleri daha sık görmek isterim, umarım herşey daha da yoluna girmiştir, Candaş'ı kucaklıyoruz buradan :))) Ne akıllı ne yakışıklı bir küçük adam olmuş o öyle, diyaloglara bayıldım! Sevgilerle...