19 Mart 2010

BİTTİ

Oldu mu olacak mı derken oldu da bitti...

Nasıldı, nasıl geçti, şuan nasıl küçük adam diye soran olursa eğer sormayın.

O günden güne daha iyi, ama ben bombokum.

Kendimi ifade edecek başka kelime yok.

Bu sisteme dair yazdığım herşeye ilave olarak söyleyecek o kadar sözüm var ki, boğuluyorum, nefes almakta zorlanıyorum.

Tıbbın adının insan sömürü bilimi olarak değiştirilmesini talep ediyorum.

Ne yazık ki...

Negatif bir insan değilimdir. 15 yıldır sağlık sektöründeyim. Şu son 4 yıla kadar insanların negatif eleştirilerine itiraz etmekle geçti ömrüm. Son 4 yılda ise kızdığım, eleştirdiğim o kişilerin söylediklerini yaşıyorum hep.

Bir sözüm var, ne yazık ki çok kullanıyorum bugünlerde. "Ömrümün 30 yılı büyük konuşmakla, son 3 yıl ise konuştuklarımı yalamakla geçti" diye.

Lanet olsun ki yine yalancı çıktım.

Allah sağlıkçıların yokluğunu göstermesin, ama mümkünse de ellerine düşürmesin diyerek bitiriyorum bu konuyu.

Ameliyat öncesi ve sonrası bize yol gösteren, sorularıma yanıt aradığım biri oldu bu arada. Bloıglarla tanıdığım alpellamın KBB uzmanı annesi...Ta uzaklardan bana yardımcı olan, ameliyatı yapan doktorla kıyaslanamayacak kadar doktorluk yapan, dostluk yapan biri o...Ameliyat günümüzde de blogunda Candaş'ı misafir etmiş, nasıl bir güzellik bu...

Alpella ve annesi, teşekkür ederim yazmak istiyorum ama bu kadar basit değil işte....

İyi ki varsınız, sizi tanımak harika...

**********************

Dün evimize geldik, inanılmaz ağrı krizleri yaşıyor küçük adam. Çığlık çığlığa ve ben naçar karşısında...Allahım annelik ne kadar zormuş...

Ağrıları kadar kötü birşey ise emzik yasağı.

Daha önceden bize hatırlatma yapılmadığı için 5 tane emzikle hastaneye gittik. Küçük adam sadece uyurken emz,ik emer, onun dışında aramazken rahatlasın diye ameliyata emzikle götürmüştüm. Bu yasağı ameliyat sonrası duymak kabus oldu bize. Küçük adamı uyanma odasında emzik çığlıklarıyla buldum. Saatlerce süren ve anestezi sonrası bile uyutmayan emzik krizi...2 gündür gece yarılarına kadar, nasıl bir ayrılık travması yaşadı miniğim, onu öyle görmek çok kötüydü. En azından öncesinde bana söylenseydi 1 hafta boyunca buna hazırlık yapardım, emziği çok arayan çocuk değildi çünkü.

Yeme meselesi bizim için diğer bir sorundu. Süt-muhallebi-ayran ve dondurma yemesi gerekirken bunlardan hiçbirini sevmeyen çocuk neyle beslenir? Dondurmanın sadece kornet kısmını sever ayrıca ve o kısmı zaten yasak...

Bugün dışarı çıktık, biraz yürüyüş yaptık. Teknoloji market manyağı adamımı evimizin yanındaki Vatan Bilgisayara götürdüm. Elinde kocaman kornettoyla vatandayız, diyor ki," anne hadi mouselara bakalım"

geziyoruz reyonlar arasında, "aaaa" çığlıklaıyla bakıyor her bir ürüne, mouse'a.

TV bölümünde çok büyük ekran LCD lere baktı baktı, kocaman gözlerini açtı ve dedi ki:

"Ne kaday komik biy vatan biygişayay bu böyle, daha önce hiç göymemiştim anne".

Gülme krizine girdim, işte benim küçük adamım bu dedim kendime. Bir anne çocuğuyla neden gurur duyarmış bir kez daha gördüm. Çocuk saflığı ve güzelliğine bir kez daha hayran kaldım.

Resim de yükleyecektim bugün ama negatifte sorun var, olmadı.

Hep güzel haberlerde görüşmek üzere...
**********************
Bizim için dua eden, araya, soran, yorum yazan, aklından geçiren herkese çokkk teşekkürler

Herkese sağlıklı günler

7 yorum:

Happy Mixy dedi ki...

ahh canım diyecek bişey yok çoook geçmiş olsun inşallah...neyse belki böylelikle emziğide bırakmış olur...

Adsız dedi ki...

Gulaycim, ben uzun suredir gunluk kosturmaclar arasinda izleyemedim bloglari. Canima cok gecmis olsun,Geniz ameliyatini Alpte olmustu. Bogaz enfeksiyonlarinda bir rahatlama olacagi kesin. Insallah cok cabuk toparlanirsiniz. Hem sen , hem o , yani tum aile:)

burcu.. dedi ki...

geçmiş olsun, inşallah geçmiştir artık herşey.
her yazınıza uzun uzun yorunlar yapasım geliyor ama neden bilmem sadece iki cümle söyleyebiliyorum sonunda..

asmabahce dedi ki...

Çok çok geçmiş olsun bir daha da olmasın hiç hasta..

gülay dedi ki...

Geçmiş olsun küçük adama. Yine zor bir süreçten geçmişsiniz inşallah ben bu satırları yazdığımda daha iyi olmuşsunuzdur...

ALPella dedi ki...

gülay bitirdin beni yine son kanama yazısıyla...son zamanlarda kanama konusunda çok hassasınm zaten. bu yazıyla da bademcik ameliyatı yapamaz olacağım. çünkü kanama sık görülen bir komplikasyon ve aileler haklı olarak tam da senin gibi oluyorlarç o zaman diyorum ki hiç risk almayayım, ameliyat yapmayayım. ki çoğu doktor da öyle yapıyor. 1 ay önce boyundan bıçaklanan bir genç elimizde öldü. başka bir hastanede kbb uzmanı icaba gelmeyip sevk edin üniversiteye demiş. o esnada çocuk şah damar yanından bol kan kaybetmiş,aspire etmiş. ben 6 dakkada geldim. ameliyata aldığım anda entube olacakken ağzından burnundan boynundan fokurdar tarzda kanadı. kalbi durdu. bir asistan boynuna tüm gücüyle bastırırken ben acil trakeotomi(boğazına delik) açtım. kanamasını durdurduk ama 1 saat süren kalp masajına rağmen dönmedi. çok etkilendim. çocuğa girerken merak etme sakin ol, işler iyi olacak dedeim ve o da tamam dedi ve öldü.


Bu haftada 15 yıldır kumadin kullanan burun kanamalı hastamız var. 5 kere tampon koyduk. 2 kere ameliyata aldık, elimizden gelen bildiğimiz tüm yöntemleri kullandık. Hala kanıyor, şu an tamponlı durumu stabil ama çekince ?????Her an haber gelecek diye bekliyorum. Hasta bana yalvarıyor, psikiyatrik destek istiyor. Son çaremiz şah damarı bağlamak, ama umarı gerek kalmaz..
İşte böyle komplikasyonlar zaten kitaplarda yazıyor. Sık olan şeyler ama inan ki biz doktorları da en az hastalar kadar etkiliyor. Son birkaç aydır aklım hep bu hastalarda. Ben bile evde panik atak yaşar haldeyim. O sorumluluğu üstlenmek inan ki çok zor. Özellikle amaaaaan bademcik ameliyatı ne var ki denen bir ülkede. Ama neler olabileceğiini sen bizzat gördün. O yüzden doktorları da umarım biraz anlar herkes. Lütfen...:)anlasınlar..

Beken-Ali Candaş dedi ki...

Herkese teşekkürler...
Dalacım yazdıkların mahvetti beni, bu duyarlılığın ise inanılmaz harika.
Ben de acilde çalışırken çok ağlardım hastalar için, hele bir olay var ki çocuklarımla yaşadığım herşeyde hep aklımda o annenin çığlıkları vardır, tam 12 sene oldu, ne görüntüsü ne de çığlıkları gidiyor zihnimden...
Neyse, yine daraldım yazacaklarımı da yazmıyorum sana şuanda
Herşey için çok teşekkür ederim
İyi ki varsın ve çok destek oldun bana